APRON MEDYA İLE YAĞTIĞIMIZ RÖPORTAJ

Değerli Dostlar Merhaba,

Havacılık sektöründe yetkinliklerimizi göstermek için eğitim almalı ve bu eğitimlerin sonucunda sınavları başarıyla tamamlayıp gerekli sertifikaları almak olmazsa olmaz arasında yer alır. Ancak küreleşen dünya şartları içerisinde sahip olduğumuz yetkinliklerin uluslar arası geçerliliğe sahip olması en önemli unsurların başında gelmektedir. Hem ulusal hem de uluslar arası yetkinlikler konusunda kaliteli eğitimler sunan “Goldair Training Center” ile bilgi dolu bir içerikle karşınızdayız. Yararlı olması dileğiyle…

Serkan Uğur: Halil Bey Merhaba sizi ve GOLD AIR TRAINING CENTER’ı tanıyabilir miyiz ?

Halil Gül: Serkan Bey öncelikli olarak nazik röportaj teklifiniz için şirketimiz ve şahsım adına teşekkür ederim. Yaklaşık 3 yıldır Teknik Eğitimler Koordinatörlüğü görevini üstlendiğim Gold Air Training Center(Altın Havacılık Eğitim Hizmetleri A.Ş.) 2011 yılının ilk çeyreğinden itibaren çeşitli havacılık eğitimleri vermekte olan İstanbul merkezli bir eğitim kurumudur. İstanbul haricinde İzmir ve Ankara’daki yerleşik sınıflarımızda ve Antalya, Kayseri, Samsun ve Adana gibi eğitim talebi aldığımız her şehirde gerçekleştirdiğimiz ve gerçekleştirmekte olduğumuz eğitim programlarıyla yüzlerce yerli-yabancı havacılık personeline ve birçok havacılık kuruluşuna eğitim hizmeti sunmaktayız. Yurt içi faaliyetlerimize ek olarak Sudan, Bangladeş, Nijerya ve Filipinler gibi yurt dışı marketlerinde de etkinliklerimizi ve çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Kurumumuzu kendi alanında bugün Türkiye’nin en iyisi yapan ve dünya çapında bir marka olma yolunda emin adımlar almasını sağlayan felsefe; kalite, güven ve güvenilirlik sütunları üzerine kurulu sarsılmaz bir eğitim, girişim ve gelişim anlayışıdır.

Serkan Uğur: Uluslararası Akreditasyonlarınız mevcut mudur?

Halil Gül: Temsilcisi olduğumuz, Alman Sivil Havacılık Otoritesi LBA’den EASA Part 147 Bakım Eğitim Kurumu olarak onaylı AERO-Bildung GmbH(DE.147.0002) ile işbirliğimiz çerçevesinde yurt içi ve yurt dışında EASA Part 147 onaylı eğitim ve sınav programlarını gerçekleştirme yetkisine ve kabiliyetine sahibiz. 26 Ocak 2015 tarihinde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’müz tarafından yayınlanan ve ülkemizde faaliyet gösteren EASA Part 147 yetkili kuruluşların faaliyetlerinin otoritemiz nezdinde kabulüne dair gereklilikleri ifade eden genelgeye istinaden yapmış olduğumuz yetki başvuruşu otoritemizce kabul edilmiş olup, EASA Part 147 yetkimiz dâhilinde gerçekleştirdiğimiz EASA Part 66 Hava Aracı Bakım Lisans Sınavları SHY 66 lisansına yönelik işlemlerde de kabul görmektedir. Dolayısıyla EASA Part 147 yetkimiz altındaki faaliyetlerimiz uluslararası geçerliliğe sahip olduğu gibi ulusal olarak da akreditedir. Müsaadenizle anlam kargaşasını önlemek adına bu kısmı biraz daha açmak isterim; kurumumuzda EASA Part 66 sınavlarını başarıyla tamamlamış katılımcılar tarafımızca yayınlanan sertifika ile EASA Part 66 Hava Aracı Bakım Lisansı tanzimi, kategori ilavesi ve sınırlama kaldırma gibi her tür işleme başvuruda bulunabileceği gibi aynı zamanda SHY 66 lisansına yönelik her işlem için de bu sertifikayla başvuruda bulunabilir.

Bahsi geçen teknik eğitimlere ek olarak kurumumuz, IATA (International Air Transportation Association) ATS-Accredited Training School olarak Tehlikeli Maddeler(DGR) eğitim ve sınavlarını gerçekleştirme ve IATA onaylı soğuk damgalı sertifikasyon yetkisine sahiptir. Ve yine Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’müzden alınan yetki ile Kargo Temel ve Satış Kursu gerçekleştirmekteyiz. Tüm bu yetkinliklerin yanı sıra Gold Air Training Center MEB 5580 sayılı Özel Okullar Kanunu’na tabi MEB onaylı bir eğitim kurum olarak Hava Alanı Yolcu Hizmetleri ve Uçucu Kabin Memuru Eğitimleri ve bu eğitimlere yönelik sertifika verme yetkisine sahiptir.

Serkan Uğur: Kurumunuzda hangi eğitimleri veriyorsunuz?

Halil Gül: Biraz önce bahsi geçen yetkilerimiz çerçevesinde;

  • EASA Part 66 Hava Aracı Bakım Lisansı eğitim ve sınav programları,
  • EASA Part 147 onaylı Uçak Tip Eğitimleri,
  • Human Factors ve Aviation Legislation gibi sürekli eğitimler,
  • Composite Repair ve EWIS gibi teknik eğitimler,
  • DGR
  • Kargo Temel ve Satış Eğitimleri şu an kurumumuzca verilmektedir.

Yakın bir zamanda hayata geçmesini planladığımız teknik personele yönelik İngilizce Hazırlık Eğitimleri ve SHGM kriterlerine uygun dil sınavı yetkisi üzerinde çalışmalarımız sürmektedir.

Serkan Uğur: Havacılık Eğitimlerinin vazgeçilmez unsurlarından biri olan EASA lisansları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Halil Gül: İnsanoğlunun yaratılışından itibaren sürdürdüğü devletleşme eğilimine ve devletler arasındaki görünmez sınırlara inat yılda 3 milyarın üzerinde yolcunun taşınmasına ve 58 milyondan fazla insanın istihdamına olanak tanıyan henüz bir asırlık bir ömre sahip sivil havacılık endüstrisi her geçen gün biraz daha globalleşen dünyanın lokomotifidir. Kendi içinde kendisini besleyen bir mekanizma olmasının yanı sıra iş dünyasının, eğitimin, turizmin ve akla gelebilecek hemen her alanda ekonominin canlanmasını sağlayan bu hızlı, güvenilir ve efektif endüstri büyük bir ivmeyle gelişen teknolojiye bakıldığında henüz emekleme evresinde diyebiliriz.

Takdir edersiniz ki, bu global sektör içerisinde tüm bu pozitif etkilerin kontrollü gelişimi için tasarımdan üretime operasyondan bakıma kadar her alanda uluslararası bir standardizasyona ihtiyaç vardır. Her ne kadar isminde ‘European’ sözcüğünü bulunduruyor olsa da EASA (European Aviation Safety Agency) bugün bu global standardizasyon görevini üstlenmiş durumdadır.

Temel misyonu ‘Daha güvenilir bir gökyüzü’ olan EASA birçoğumuzun belki oyuncak olarak gördüğü uzaktan kumandalı hava araçları (RPAS) bile dâhil olmak üzere havacılığın her alanında regülatif bir yapıya sahiptir ve dünyanın hemen her yerinde tanınmakta ve takip edilmektedir. Şahsi kanaatim EASA yerine GASA (Global Aviation Safety Agency) desek yeridir.

Sivil havacılıktaki bu standardizasyon gerekliliği ve eğilimi askeri havacılığa da sıçramış olup Avrupa Savunma Ajansı (EDA) tarafından EASA iskeleti üzerine giydirilmiş bir EMAR (European Military Airworthiness Requirements) projesi başlatılmıştır.

Öyle görünüyor ki yakın gelecek havacılığın her alanında yekpare bir otoriter yapıyı getirecektir. Diğer alanlarda yorum yapma işini o alanların uzmanlarına bırakarak müsaadenizle sadece, EASA’nın spesifikasyonlarından biri olan EASA Part 66 hava aracı bakım lisansları hakkında bilgi vermek isterim. Sahibine Avrupa hava sahası üzerinde uçan hava araçlarının bakım ve onarımını yapma ve bu işlemlerden sonra hava aracını uçuşa verme yetkisini sağlayan EASA Part 66 lisansı EASA’ya üye olan ve EASA’yı tanıyan ülkelerde ve EASA’nın tanıdığı kurumlarda görev yapmakta olan hava aracı bakım-onarım teknisyenlerini onaylayıcı personel konumuna taşımaktadır. Bu ifademizden de anlaşılabileceği üzere EASA sadece Avrupa halkını değil aynı zamanda kendisine tabi olan diğer ülke kurumlarını ve halkını da muhatap kabul edebilmektedir.

Hava aracı ve motor tipine ve hava aracı üzerinde yapılacak işin kapsamına bağlı olarak farklı kategorilere ayrılan bu lisansa sahip olabilmek için talep edilen kategori veya kategorilerde gerekli tecrübe süresinin regülasyonda ifade edilen bakım kuruluşlarında(EASA veya ulusal otorite onaylı Part 145 veya Subpart F bakım organizasyonları) kazanılmış olması ve talep edilen kategoride EASA Part 147 onaylı modül sınavlarının başarıyla tamamlanmış olması gerekmektedir. Hava aracı bakım teknisyenliğinde ve mühendisliğinde uzmanlığa açılan kapı olarak betimleyebileceğimiz bu lisans, sahibine maddi ve manevi olarak göz ardı edilemeyecek fırsatlar sunmaktadır.

İşte bu noktada, iki temel gereklilikten biri olan EASA Part 147 onaylı modül sınavlarını talep edilen her kategoride ve dünyanın her yerinde kurum olarak gerçekleştirebilme yetki ve yetkinliğine sahibiz. Türkiye’nin en köklü EASA Part 66 merkezi olarak alanında uzman eğitmenlerimizle, standartlara uygun modül dokümanlarımız ve yardımcı kaynaklarla, kursiyer odaklı ve esnek programlarla başarıya endeksli bir sistem yürütmekteyiz.

Serkan Uğur: Havacılık Sektöründe kariyer yapmak isteyenlere önerileriniz nelerdir?

Halil Gül: Hem dünyada hem de yakın gelecekte havacılığın kalbi olacağına inandığım ülkemizde hızla gelişmekte olan havacılık sektörü beraberinde yüksek oranda bir personel gerekliliğini doğurmaktadır. Ekonomistlerin ve hatırı sayılır hava aracı üreticilerin tahminlerine göre gelecek 20 yıl içerisinde bilhassa Afrika ve Asya kıtası başta olmak üzere havacılıkta büyük gelişmeler beklenmektedir; öyle ki senelik 28.000 pilot ve uçak teknisyeni ihtiyacından söz edilmektedir örneğin;

Bu, mevcut havacılara daha iyi bir geleceğin habercisi olduğu gibi havacı adaylara da bir fırsatın davetçisidir. Sürekli gelişim gösteren havacılıkta kariyer için olmazsa olmazların en başında sürekli eğitim gelmektedir; geride kalmamak adına hem münferit hem kurumsal hem de ulusal anlamda güncellenmek elzemdir. Giderek kompleks bir yapıya bürünen hava araçları ihtisaslaşma gerekliliğini de beraberinde getirdiğinden kabiliyetlere uygun bir hedef belirlemek ve bu hedefin gerekliliklerini yerine getirmek yani bir alanda uzmanlaşmak kayda değer bir sıçramayı kaçınılmaz kılacaktır diye düşünüyorum ve her yükseliş cehdinin temelinde ve sütunlarında eğitimin harmanlanmış olması gerektiğine inanıyorum.

Gönlünü havacılığa kaptırmış eğitmenlerin mutfağından çıkan iyi eğitimli personellerin yerli üretim hava araçlarımız üzerinde boy gösterdiği, havacılığın her alanında kaliteli hizmet veren kurumlardan oluşan dünya markası bir Türk sivil havacılığının inşasını temenni eder sizlere ve okurlarınıza teşekkür ederim, saygılarımla.

Kaynak: Apron Medya